9 Baykuşlar
Peçeli Baykuş
Tyto alba, Western Barn Owl
Yaygın ve yer yer çok sayıda bulunan bulunan yerlidir.
Geniş yayılışlı, olup her türlü düz arazide habitatında görülebilen seyrek bir yerli türdür. Ocak 1992’de Akdeniz’de bir otoyolun 55km’lik bir karayolu kısmında şeridinde kaydedilen 15 ölü kuş, yayılış alanı içerisindeki gerçek bolluğunun en iyi göstergesi olabileceği gibi aç bireylerin gerçekleştirdiği kış göçünün de bir sonucu olabilir1. daha iç kesimlerden yalnızca 2 kayıt olduğunu belirtmesi2, türün çoğunlukla yukarıda belirtilen bölgeyle sınırlı olduğunun bir göstergesi olabilir. Bu iki kuştan biri 16 Mart 1967’de Sivas’ta3 gözlemlenmiş diğeri de Konya’nın kuzeybatısında Ilgın yakınlarında L. J. Dijksen ve F. J. Koning tarafından 18 Ocak 1986’da yolda ölü bulunmuştur. Doğu Anadolu’da 15 Ocak 2006’da Malatya’daki Karakaya Barajı’nda, 15 Ocak 2006’da gözlenmiştir. Gözlem tarihleri bu kuşların yerel üreyen bireyler olmayıp yolunu kaybeden ya da dağılan bireyler olduğunun göstergesi olabilir. Bu duruma örnek olarak 3 Kasım 1990’da İç Anadolu’da Sultansazlığı’nda bir birey, Ankara’da 31 Ocak 2000’de bir ve 2004 sonbaharında 3 bireyin kaydedildiği gözlemler verilebilir. Bunun yanında her ikisi de 31 Mayıs 1990 tarihli olan Eşmekaya ve Sultanhanı’ndan gelen kayıtlar türün bu bölgede öncenden düşünülenden daha yaygın olduğu ve muhtemelen de ürediğine yorulabilir4. Karadeniz Bölgesi’nde oldukça lokal ve nadir olduğu düşünülmekte ve bölgenin birçok kesiminde bulunmadığına dair güçlü kanıtlar bu savı desteklemektedir; örn. Ereğli çevresinde 325 gün süren arazi çalışmalarında bu tür kaydedilmemiştir5. Tür, Türkiye’nin bu bölgesinde sadece İstanbul çevresinde6 ve Kızılırmak Deltası’nda gözlenmiştir7. Trakya’da gözlem yoğunluğunun az olması sebebiyle muhtemelen gerçek değerinden daha az sayıda kaydedilmiştir. Trakya da dâhil Yunanistan’ın karasal kesimlerinde oldukça geniş yayılışlı ve bol olarak belirtmesi bu durumu desteklemektedir8.
Üreme
Yuvalama Alanı: Türe ait pelet ve tüyler, yarlardaki mağaralarda, harabelerde, binalarda, tarımsal yapılarda, ağaç kovuklarında2 ve toprak duvarlarda bulunmuştur.
Yuvası: Yumurtalar, yuva kovuğunun düz zemine herhangi bir malzeme eklenmeden bırakılır. Dibinde bir miktar çar çöp olan yuva kovuklarında, döküntülerin bulunduğu alanlarda, içi çoğunlukla peletle dolu alçak bir oyuğun kazıldığı da gözlenmiştir. Peletler bazen katı malzemenin arasına eklenir.
Yumurta sayısı: Genellikle 4-7 yumurta bırakır. Bazen 2-12 arasında değişebilir. Türün yılda iki kere ürediği sıklıkla gözlenmektedir.
Üreme dönemi: Avrupa’da yumurtlama nisan ayında başlamakta ve yumurtlamadan palazlanmaya kadar geçen toplam üreme dönemi üç aydan biraz daha uzun sürmektedir. AKD: Çukurova’da, 14 Mayıs 1987’de terkedilmiş bir evin tavan arasında üreyen bir çift ve peletlerin üzerine bırakılmış 5 yumurta görülmüştür9. 16 Nisan 1988’de Gökçeli, Çukurova’da iki yetişkin bireyin binalara girdiği kaydedilmiştir. 20 Mayıs 1996’da Side’de, bir yetişkin bireyin otel çatısındaki yuvasına yem taşıdığı gözlenmiştir. Ağustos 1986’da Ankara Hayvanat Bahçesi’ne getirilen 7 peçeli baykuşun, Antalya yakınlarındaki Serik’te bir evin çatısında bulunmuş olup, hepsinin aynı kuluçkadan çıkan yavrular olduğu tespit edilmiştir2.
Alttürler ve Sınıflandırma
Kasparek (1986b) beyaz göğüslü (alba/erlangeri) ve kahverengi göğüslü (guttata) form ya da ırklara alttürlerin ait mevcut yayılışı verilerinin tamamını gözden geçirmiş olsa da somut bir fikre sahip olabilmek için daha fazla veriye ihtiyaç duyulmaktadır. Diğer Çeşitli yazarlar (örn. Bruce in10–12 guttata alttürünün Türkiye’de bulunmadığını ve erlangeri taksonunun alttür sayılabilecek derecede ayrıntılı tanımlanmadığını savunmaktadırlar. Kasparek adı geçen yayında kabaca İzmir çevresinden - Manyas Gölü ’ne ve oradan da - Trakya eksininin ’ya uzanan kabaca bir “hibrit (melez) bölge” alttürlerin melezleştiği bir geçiş bölgesinin bulunduğuna kanaat getirmiştir. Beyaz göğüslü kuşların bölgenin kuzey batısında bulunduğunu, kahverengi göğüslülerin Güneydoğu Avrupa’dan (örn. Romanya, Bulgaristan) Marmara ve Ege bölgeleri üzerinden güney sahillerine kadar uzandığını ve beyaz göğüslülerin güney sahillerinin doğusunda ve daha güney doğu kesimlerde tekrar ortaya çıktığını düşünmektedir. Ancak İç Anadolu’daki üreme kayıtları beyaz göğüslü kuşları da içermekte ve Doğu Anadolu’dan gelen tek kaydın fotoğraflanıp alba alttürüne ait olduğunun belirtilmesinin yanında, Kızılırmak Deltası’nda gözlemlenen bireylerin hem beyaz hem de koyu göğüslü guttata alttürü olduğu kaydedilmiştir. Güneydoğu ve Doğu Akdeniz kıyılarındaki kişisel gözlemlerimiz de beyaz göğüslü kuşlara ait olup Kasparek’in teorisini desteklemektedir.
İshakkuşu
Otus scops, Eurasian Scops Owl
Yaygın ve çok sayıda bulunan yaz konuğudur.
Açık dağlık, ormanlık alanları ve genellikle de sık habitatı tercih eder ve Güneydoğu Anadolu Dağları’nda en az 2300 m irtifaya kadar ürer. Güney kıyılarında en erken göç eden bireyler mart sonunda (21) görülüp ve nisan sonunda da çoğunun geçmiş olduğu bilinmektedir. Örnek olarak kuzeydoğu sınırımızdan nisan ortasında kaydedilen birey verilebilir13. Sonbaharda göçmenler İstanbul çevresinde ağustosun 2. yarısından itibaren görülmeye başlarlar ve son göçmenler güney kıyılarını genellikle en geç eylül ortasında terk etseler de Akdeniz’de 14 Ekim tarihli bir kayıt mevcuttur. Son günlerde türün az sayıda da olsa orta Ege’de Burhaniye yakınlarında kışladığı ortaya çıkmıştır14 ve bu tür keşiflerin komşu bölgelerde de gerçekleşmesi beklenmektedir.
Üreme
Yuvalama Alanı: Plantasyonların bulunduğu açık ormanlık arazilerde, yarlar da dâhil kayalık dağlık alanlarda ve köy hatta şehir yakınlarında dahi üreyebilmektedir. Yar ve duvarlardaki kovuklara, diğer kuşların doğal ve suni eski yuvalarına yuvalayabilmektedir. Ağaç ve binalardaki oyuklara (özellikle kiremit aralarına) da yuvaladığı bilinse de Türkiye’den böyle bir kayıt bulunmamaktadır.
Yuvası: Materyal bulunmayan boş bir oyuktan ibarettir.
Yumurta sayısı: Tring Doğa Tarihi Müzesi’nde bulunan ve İzmir yakınlarından toplanmış yumurtalar şu şekildedir: 12 Mayıs 1870’te bir yuvadan 4 yumurta, 12 Mayıs 1872’de tamamlanmamış bir yuvadan 2 yumurta, 1 Haziran 1872’de 4 yumurta ve 20 Haziran 1878’de tamamlanmamış bir kuluçkadaki tek yumurta kaydedilmiştir.
Üreme dönemi: Mayıs ayında yumurta koyar, yavrular haziran ve temmuz ayında görülür. EGE: Tring Doğa Tarihi Müzesi’nde bulunan yumurtalar, İzmir yakınlarından toplanmıştır. 12 Mayıs 1870’te bir yuvadan 4 yumurta, 12 Mayıs 1872’de tamamlanmamış bir yuvadan 2 yumurta, 1 Haziran 1872’de 4 yumurta ve 20 Haziran 1878’de tamamlanmamış bir kuluçkadaki tek yumurta kaydedilmiştir. AKD: 28-29 Nisan 1970’te Aladağ’da bir kaya yüzündeki yuvada, muhtemelen kırmızı gagalı dağ kargasına ait eski bir yuvada tünemiş erişkin bir birey ve 17-23 Temmuz 1971’de Maden’de, 1700 metrede bir duvarda bulunan yuvada iki yavruyu besleyen bir çift kaydedilmiştir. İÇA: Ankara yakınlarında, 1976-1985 yılları arasında suni yuvaların kullanıldığı bir çalışmada her yıl 2-4 çiftin ürediği, ortalama yoğunluğun 0,27 üreyen çift/ha olduğu belirlenmiştir. Ortalama kuluçka (7 yuvaya ait) 3,7 yumurta olup, çift başına 3,3 yavrunun palazlandığı kaydedilmiştir15. İç Anadolu’nun başka bir kesiminde bulunan Sultansazlığı’nda, 22 Haziran 1983’te görülen palazlanmış 3 yavru16, yumurtlamanın nisan sonunda gerçekleştiğini göstermektedir.
Alttürler ve Sınıflandırma
Türkiye’nin kuzeyinde nominat alttür, güneyde ise cycladum alttürü gözükmektedir. Kıbrıs’a endemik cyprius alttürü de gelebilir. Ayrıca Irak sınırında turanicus alttürü de bulunabilir. Bunların hepsinin seslerinde benzerlik yüksektir.
Çizgili İshakkuşu
Otus brucei, Pallid Scops Owl
Lokal ve nadir yaz konuğudur.
Küresel üreme yayılışının kıyısında yayılış gösteren bir tür olarak Birecik ve Halfeti arasında en az 3 alanda ürediği bilinmektedir. Bunlardan Nisan 1982’de türün Türkiye’de ilk kaydedildiği yer olan Birecik’teki çay bahçesi17, dünyada türün bulunduğu alanların tartışmasız en meşhurudur. En kuzeyde Halfeti’de Rumkale yakınlarındaki Savaşan’da kaydedilmiş ve son dönemlerde daha da doğuda, Suriye sınırındaki Ceylanpınar’da gözlemlenmiştir. Diyarbakır’da 2003 sonbaharında halkalanan birey, türün bilinen yayılışının daha yaygın olduğunun ya da Orta Asya’daki kuşların Yakın Doğu’daki kışlama alanlarına giderken zaman zaman ülkemizden geçtiklerinin bir göstergesi olabilir. Tür, sene içinde en erken 1 Nisan’da gözlenmiş olup kasım ve mart arasına ait yayınlanmış bir veri bulunmamaktadır; bu sebeple tür yaz konuğu olarak varsayılmaktadır. Bilinen en yakın kışlama alanı İsrail’dir.
Üreme
Yuvalama Alanı: Kurak bölgelerdeki ağaçlık alanlarda ürer. Tüm üreme kayıtları, özellikle Birecik’teki meşhur çay bahçesi olmak üzere Güneydoğu Anadolu’dan gelmiştir. Fırat Vadisi’nde, Birecik’in kuzeyindeki bir meyve bahçesinde ve Halfeti yakınlarında da ürediği bilinmektedir.
Yuvası: Yuvalar, ağaçlarda yerden yaklaşık 7-10 metre yükseklikteki kovuklarda bulunur ve yuva materyali eklenmez. Yurtdışında daha alçak kovukları da kullandığı bildirilmiştir. Bu nedenle, Birecik çevresinde üreyen bireylerin gözden kaçtığı ve muhtemelen daha alçak ağaç kovuklarını da kullandığı düşünülmektedir. Aynı ağaç kovuğunun iki yıl üst üste kullanıldığı gözlenmiştir. Halfeti’de bir kavak ağacında, yerden 8 metre yükseklikte bulunan eski bir Küçük Serçe yuvasına yuvaladığı kaydedilmiştir (van den Berg vd. 1988). Ayrıca, 29 Mayıs 1985’te Birecik’te eski bir leş kargası yuvasını kullanmış olabileceği düşünülmüş, ancak kanıtlanamamıştır.
Yumurta sayısı: Diğer bölgelerde 4-6 yumurta kaydedilmiştir. Yuva dışında, 2 yuvada 2 yavru, 4 yuvada 3 yavru, 3 yuvada 4 yavru ve 2 yuvada 5 yavru gözlenmiştir.
Üreme dönemi: Nisan başında yumurta koyar. Yavrular haziran ve temmuzda gözlenir. GDA: 1988’den önceki birçok kayıt derlenmiştir18. Çiftleşme, 11 Nisan 1982’de ve 12 Nisan 1984’te kaydedilmiş, bir erişkinin diğerine yemek getirip yuvaya girdiği 3-5 Mayıs 1987’de gözlemlenmiştir. 15 Nisan 1987’de Halfeti’de bulunan bir yuvada, kuluçka dönemi muhtemelen 28 Nisan 1987’de başlamıştır. 1-2 Haziran 1988’de her iki erişkin bireyin de ağaç kovuğuna yemek taşıdığı kaydedilmiştir. Palazlanmış genç bireylerin gözlemlendiği tarihler şöyledir: 2 Temmuz 1971 (2 birey), 2 Temmuz 1985 (4 birey), 9-11 Haziran 1986 (4 birey), 4 Temmuz 1987 (4 birey), 1988’in temmuz başı (4 birey, ayrıca 19 Haziran 1988’de de kaydedilmiştir: M. Telfer). Bu gözlemler, yumurtlamanın en geç 25 Nisan’da gerçekleştiğini göstermektedir. 30 Haziran 1984’te 2 erişkin ve 3 yavru birey kaydedilmiş, 1986’da yapılan üç gözlemde de muhtemelen aynı kuluçkaya ait olan azami 5 yavru birey gözlenmiştir. 1986 yılında 4 yavruluk bir aile kaydetmiştir18. 1989’da bir erişkin bireyin yuva kovuğuna girişi 7 Mayıs’ta, her iki erişkin 22 Mayıs’ta ve 2 yavru 24 Haziran’da gözlenmiştir. 1996 Haziran’ının ortasında incelenen bir yavrunun gelişiminin yarıdan fazlasını tamamlamış olması, yumurtlamanın mayıs başında gerçekleştiğini göstermektedir.
Alttürler ve Sınıflandırma
Türkiye’de obsoletus alüttürü bulunduğı düşünülür. Bu taksonun isimlendirilmesi ve alttürleri hakkındaki en ayrıntılı çalışmaya göre19, türün nominat brucei ve semenowi olarak sadece iki alttürde sınıflandırılmasını önermişlerdir. Buna göre obsoletus alttürü nominat alttürün sinonimi olur.
Puhu
Bubo bubo, Eurasian Eagle-owl
Muhtemelen yaygın, ancak nadir yerlidir.
Tüm ülke boyunca kayalık alanlarda seyrek olarak bulunan yerli bir türdür. Karadeniz Bölgesi’nde nispeten az sayıda bulunur. 4 Ekim 1970’te Çamlıca Tepelerinde, 24 Ocak 1998’de İstanbul Tuzla yakınlarında, 3 Kasım 2003’de ve daha sonra da 4 Ekim 2004’te Terkos Gölü’nde birer birey görülmüştür. Deniz seviyesinden (Yumurtalık, Akdeniz) yüksek dağlara (örn. Demirkazık, Akdeniz ve Nemrut Dağı, Doğu Anadolu) kadar her irtifada bulunabilmektedir. Özellikle İç Anadolu’daki sulakalanlar çevresinde olmak üzere kış aylarındaki kayıtların fazlalığı, muhtemelen irtifa göçü ve üreme öncesi aktivite artışına işaret etmektedir. Göksu Deltası yakınlarındaki kanyonlarda yüksek yoğunlukta kaydedilmelerine ve birçok bölgede gözlemci sayısının artmasına rağmen özellikle türün nadir olmadığı İç Anadolu başta olmak üzere birçok bölgeden gelen kayıt sayısında azalma görülmüştür. Eğer popülasyonda gerçekten de bir azalma mevcut ise bunun başlıca sebeplerinin takip etme ve silahla ateş etme ve araç çarpışması sebepli ölümler olması muhtemeldir.
Üreme
Yuvalama Alanı: Yarların ve kayalık kanyonların olduğu bölgelerde, hem ormanlık hem de kurak, ağaçsız vadiler ve dağ geçitlerinde ürer.
Yuvası: Yuvasını yarlardaki mağaralara, oyuklara veya çıkıntılara yapar. Ağaçlarda, diğer kuşların eski yuvalarına ya da doğal kovuklara yuvaladığına dair Türkiye’den kayıt bulunmamaktadır. Yuva materyali kullanmaz ve yuvasının zeminini bir miktar kazar.
Yumurta sayısı: Türkiye’de gözlenen yumurta sayısı 2 yuvada 2 yumurta, 1 yuvada 3 yumurta olarak kaydedilmiştir. Yuvada 4 yuvada 2 yavru, 1 yuvada 3 yavru kaydedilmiştir. Yuva dışında, Birecik’teki ünlü alanda 3 yuvada 1 yavru, 1 yuvada 2 yavru ve 1 yuvada 3 yavru gözlenmiştir.
Üreme dönemi: Genellikle şubat ve mart arasında yumurta koyar, nisandan ağustosa kadar yavrular görülebilir. MAR: 24 Mayıs 1993’te Kocaçay Deltası yakınlarındaki dik yamaçta 2 yavru gözlenmiştir20. AKD: 1999 yılı ağustos ayında, Fethiye yakınlarındaki Girdev Gölü’nde 2 büyük yavrunun hâlâ yuvada olduğu kaydedilmiştir. İÇA: 1879 yılı nisan başlarında Ankara yakınlarında ve 1879 yılı nisan ortalarında Eskişehir’de yumurta içeren yuvalar bulunmuş, bu yuvaların rahatsız edilmediği belirtilmiştir21. 7 Mayıs 1876’da Kayseri yakınlarında bir puhunun yuvaladığı görülmüş, ancak Tring Doğa Tarihi Müzesi’nde bulunan ve Danford tarafından Kayseri yakınlarından toplandığı belirtilen 2 yumurtanın 28 Mart 1879’da yukarıda bahsi geçen diğer yuvalardan alındığı düşünülmektedir22. 8 Mayıs 1964’te Karapınar yakınlarında bir kraterdeki yar üzerine yapılmış yuvada bulunan 10-14 günlük yavrular, yumurtlamanın mart ortasında gerçekleştiğini göstermektedir23. 15 Haziran 1997’de Sarıyar Barajı yakınlarında bir yuvada 3 yavru bulunmuştur24. 15 Mayıs 1980’de Kızılcahamam yakınlarında gözlemlenen bir erişkin bireyin, 3 defa (birinde yemek taşıyarak) küçük bir vadiye girdiği görülmüştür25. 30-31 Temmuz 1981’de Ereğli’de bir yuvada yavru sesleri duyulmuştur. 30 Mayıs 1998’de Yeşilhisar’da bir erişkinin, içinde birçok pelet bulunan ancak boş olduğu düşünülen muhtemel bir yuvadan havalandığı gözlenmiştir. 24 Mayıs 1993’te Hotamış’a bakan bir yardaki çıkıntıdan, muhtemelen bir yuvadan havalanan bir erişkin kaydedilmiştir. DOA: 30 Mayıs 1989’da Van yakınlarında 2 erişkin ve 4 yavru gözlenmiştir. 21 Mayıs 1985’te Erçek yakınlarındaki bir kanyonda, bir erişkin çift ve yeni yumurtadan çıkmış 2 yavru kaydedilmiştir. GDA: Birecik’te 1989-1999 yılları arasında birçok üreme kaydı vardır. 1992, 1997 mayıs başları ve 1999 nisan başlarında, erişkinlerin kuluçkada ya da yuvada yeni doğmuş yavrularıyla birlikte olduğu, haziran başına kadar yuvada yavru bulunduğu ve en erken palazlanan yavrunun 22 Mayıs’ta görüldüğü kaydedilmiştir. Yavruların, yuvayı tam anlamıyla uçmayı öğrenmeden 6-10 hafta sonra terk ettiğinin kaydedilmesi, yumurtlamanın mart başı ya da en fazla 4 hafta daha erken gerçekleştiğini göstermektedir. 10 Temmuz 1986’da Gaziantep Işıklı’da bir erişkin ve yavru kaydedilmiştir. Tring Doğa Tarihi Müzesi’nde bulunan 3 yumurtanın 17 Mart 1902’de Türkiye’nin batısından toplandığı belirtilmektedir. Erişkinler, yavrularına 1 yıl boyunca bakmaktadır.
Alttürler ve Sınıflandırma
Türkiye’de bulunan alttürü interpositus olarak anılmaktadır.
Balık Baykuşu
Ketupa zeylonensis, Brown Fish Owl
Lokal ve nadir yerlidir.
19. yüzyılda kesin kayıtları olan bir türün uzun zaman yok olduğu düşünülüyordu.
Türün Türkiye’deki varlığının diğer bir güncel kanıtı ise 1990 Nisan sonunda, Ceyhan Nehri üzerinde Kahramanmaraş il sınırlarında çok derin bir kanyonda bulunmuş ve oltaya takılmış bir balığı yutmaya çalışırken yakalanan bu bireyin fotoğrafı Haşim Kılıç tarafından çekilmiştir26,27. Kuş yakalandığı noktadaki nehrin yatağında 20km uzakta 1 hafta sonra salınmış ve bu süre zarfında kuşun beslenmediği görülmüştür. Magnin doğal çam ormanları ve nehir kenarı vejetasyonundan oluşan habitat ve mevkiyi incelemek için alanı 22-23 Haziran 1990’da tekrar ziyaret etmiş ve oradaki bir balıkçıyla yaptığı görüşmede balıkçının 20 yıl önce aynı türe ait bir bireyi, en son yakalandığı alandan akıntı yönünde yaklaşık 1km uzakta vurduğunu öğrenmiştir. Kanyona Berke Barajı’nın yapılmasıyla orada yaşama ihtimali ortadan kalkmıştır.
Antalya’da yakınında Ekim 2004’te fotoğrafları çekilen bir çift tekrar bir ümit ışığı olmuştur28. Ardından Haziran 20 Haziran 2009’da Antalya çevresinde Arnoud B. van den Berg ve Cecilia Bosman bu tür olduğunda şüphelendikleri bir kuş gördüler. Bu şüphe yöredeki insanlardan gelen bilgilerce teyit edilmekteydi. Bunun üzerine alana giderek araştırma yapan Soner Bekir ve Murat Çuhadaroğlu 3-5 Temmuz 2009’da toplam 6 kuş ve üreyen bir çift buldular (Dutch Birding 31: 268-270). Ardından Soner Bekir ve ekibi Mart ve Haziran 2010’da güneydeki uygun alanların çoğunu ziyaret ederek kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdiler. Buna göre Türkiye’de birçok lokalitede yaşadığını ortaya çıkarmış oldular (Dutch Birding 32: 210). Bunun ötesinde türün biyolojisi, sesleri hakkında toplanan verilerle bu popülasyonun Hindistan’da yoğunlaşan ana popülasyonundan ne kadar farklı olduğu tartışılmıştır (van den Berg vd. 2010).
Türün ilk kayıtları, güneyde çalışan bir koleksiyoncu olan G. Schrader’in elinde türe ait 4 örnekten gelir; bunlardan üçü Mersin yakınlarındaki ağaçlık dağ geçitlerinden diğeri ise Aydın yakınlarındaki derin bir dağ geçidinde 19. yy. sonlarında bulunmuştur29. Kumerloeve Haziran 1953’te Ceyhan nehri vadisinde Haruniye ve Dumanlı Dağı arasındaki doğal ormanda türe ait olduğunu düşündüğü peletler bulmuştur (Kumerloeve’nin pelet içinde tanımlandığı tatlı su salyangozu (Potamon fluviatile) puhu için olağandışı bir besin olsa da bu gibi bir durum nadir de olsa daha önceden de kaydedilmiştir). Adana’daki kuş pazarında türün görüldüğünü belirtmektedirler30 fakat bu durum bir yanlış anlama olabilir26. Rothmann vd. ait Silifke’deki gözlemlerden bahsetmektedir31. Bu gözlemlerde bireyin 3 Mayıs 1965’te Tamarix ve lagün (büyük ihtimalle Akgöl) kıyısındaki diğer çalılarda, 3 Mayıs 1967’de ise aynı alanın 4 km kuzeyinde Salicornia üzerinde görüldüğünden bahsedilse de günümüzde güney kıyılarımızda oldukça yaygın olan puhunun da hesaba katmak gerekmektedir32.
Üreme
Yuvalama Alanı: Derin kanyonların ve yıl boyu su bulunan ormanlık vadiler, baraj gölleri kenarları ve adalarda yuvalar.
Yuvası: Su kenarında kayalık ya da ormanlık arazide, ağaç üzerine veya kovuğuna, yarlardaki çıkıntılara ya da oyuklara yuva yaptığı kaydedilmiştir.
Yumurta sayısı: Oymapınar’da 2011’de görülen iki yavru, genellikle 2 yumurta koyduğunu düşündürür.
Üreme dönemi: Nisan ortasında görülen yavrular, yumurtalamanın tahminen ocak veya şubat ayında gerçekleştiğini düşündürür. İran’ın Hürmüzgan eyaletinde, Sirik’te 18 Ocak 2004’te bir çiftin gözlendiği bir vadide, 8 ve 16 Nisan’da bir erişkin ve bir yavru kaydedilmiştir33.
Alttürler ve Sınıflandırma
Türkiye ve doğuda Pakistan’a kadar uzanan daha açık, devetüyü rengine çalan ve kırçılları daha az belirgin olan semenowi alttürü bulunur.
Kukumav
Athene noctua, Little Owl
Yaygın ve çok sayıda bulunan yerlidir.
Karadeniz kıyıları dışında, ülkenin çoğu yerinde, bol bulunan yerli bir türdür. Yoğun ormanlık alanlar dışında, ağaçsız stepler de dâhil her türlü habitatta bulunabilmesi sebebiyle Türkiye’de en yaygın olarak görülen baykuş türüdür. Deniz seviyesinden, Doğu Anadolu’da 3300m’ye kadar geniş bir irtifa aralığında görülebilir. Kış aylarında İç ve Güneydoğu Anadolu’da otoyolların çevresinde bulunan direk ve çatılarda sıklıkla görülebilir: örn. 3 Aralık 1969’da Diyarbakır-Bitlis arasındaki 300km’lik otoyol boyunca 33 adet sayılmıştır.
Üreme
Yuvalama Alanı: Çoğunlukla kayalık açık alanları, plantasyonları ve köy çevrelerini tercih eder. Yoğun ormanlık alanlarda bulunmaz.
Yuvası: Yuvasını ağaç ve yarlardaki oyuklara, taş birikintilerine, duvarlara, kuyulara, binalara, harabelere ve diğer kuşların yuvalarına yapar. Yumurtalarını oyuğun zeminine bırakır ve desteklemek için materyal kullanmaz.
Yumurta sayısı: 2 yuvada 5 yumurta kaydedilmiştir.
Yavru sayısı: 2 yuvada 3-4 yavru gözlenmiş, en fazla 5 adet palazlanmış yavru kaydedilmiştir.
Üreme dönemi: Nisan ayında yumurta koyar, mayıs ve haziran ayında yavrular görülebilir. MAR: 5 Nisan 1967’de Manyas Gölü yakınlarında bir çiftin kur gösterisinde bulunduğu, birbirlerinin tüylerini düzelterek karşılıklı öttükleri gözlenmiştir. EGE: 9 Mayıs 1950’de İzmir yakınlarında, saksağan yuvasına bırakılmış 5 taze yumurta bulunmuş ve 25 Mayıs 1950’de ters dönmüş bir yalağın altında görülen 5 yumurtadan yavru sesleri geldiği kaydedilmiştir34. 20 Haziran 1993’te Pamucak’ta görülen palazlanmış 2 yavru, yumurtlamanın nisanın son haftasında gerçekleştiğini göstermektedir. KAR: 14 Şubat 1977’de Ereğli’de çiftleşen bir çift35 ve mayıs başında yuvalarında bulunan 3 ayrı çift gözlemlenmiştir. İÇA: 30 Mayıs 1998’de Sultansazlığı’ndaki bir yuvada büyümesini tamamlamış bir yavru, 20 Mayıs 1970’te Şereflikoçhisar’da 3 haftalık 3 yavru kaydedilmiştir. Bu gözlemler, yumurtlamanın mart sonu ile nisan başında gerçekleştiğini göstermektedir. 21 Haziran 1990’da Ereğli Sazlıkları yakınında yeni palazlanmış 5 yavru, 18 Haziran 1996’da Alaçatı’da palazlanmış 2 yavrusunu besleyen bir erişkin birey gözlenmiştir. 21 Nisan 2004’te Ereğli yakınlarındaki bir kuyuda bulunan yuvanın girişinde bir erişkin kısa süreliğine belirmiştir. DOA: 20 Haziran 2004’te Van yakınlarında seslenen bir erişkinin bir köpeğe, 26 Haziran 2004’te ise bir kediye saldırmasının, yakında bulunan büyük bir duvardaki yuvasını ve görülmeyen yavrusunu koruma içgüdüsüyle gerçekleştiği düşünülmektedir. GDA: 21 Mayıs 1935’te Gaziantep yakınlarında bir yuvada 4 yavru36, haziran başında Halfeti yakınlarında palazlanmış bir yavru gözlemlenmiştir.
Alttürler ve Sınıflandırma
Ülkenin çoğunda indigena alttürü, güneydoğuda gövde altı daha az çizgili, art kafasındaki çehresi daha belirgin ve oldukça soluk kum kahverengi renge sahip olan lilith alttürü bulunur. Lilith alttürü Güneydoğu Anadolu Bölgesi bulunur ve Doğu Anadolu’nun iç kısımlarına, Van Gölü’nün kuzeyinde ve Muş Bulanık’a kadar uzanır.
Alaca Baykuş
Strix aluco, Tawny Owl
Yaygın ve çok sayıda bulunan yerlidir.
Çoğunlukla ormanlık alanlarda bulunmasına rağmen, Nemrut Dağı ve Tuz Gölü’nden gelen kayıtlar göstermektedir ki kurak bölgelerde bu tür habitatlara muhtaç değildir. Deniz seviyesinden (örn. Fethiye, Çukurova) ağaç sınırına (Uludağ) kadar geniş bir irtifa aralığında bulunabilir. 1992’de Kızılırmak Deltası’ndaki popülasyonun 30-40 çift olduğu tahmin edilmektedir7. 1993’te Kocaçay Deltası’ndaki alüvyal orman popülasyonunun 15-20 çift olduğu tahmin edilmiştir20. Uygun habitatlara sahip alanların çoğu kuş gözlemcileri tarafından nadiren ziyaret edilmesinden dolayı sayılarının şu an bilinenden daha fazla olması muhtemeldir. Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Marmara’nın kıyı kesimlerinde önemli sayılarda yoğunlaştıkları görülmektedir. Fethiye ve Çakırlar (Antalya’nın 10km batısı) arasındaki 8 farklı alanda kaydedilen 11 birey, türün uygun habitattaki gerçek yoğunluğunun bir göstergesi olabilir. Tür Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yalnızca Van çevresi ve Kemaliye, Işıklı, Birecik, Nemrut Dağı ve Güreniz’de kaydedilmiştir.
Üreme
Yuvalama Alanı: Genellikle iğne ve geniş yapraklı ormanlık alanlarda bulunur. Daha açık alanlarda, yar ve kayalarda da yuvaladığı bilinmektedir.
Yuvası: Ağaç kovuğu ya da kaya oyuğuna yaptığı yuva, bir çukurdan ibaret olup herhangi bir yuva materyali kullanmaz.
Yumurta sayısı: Diğer bölgelerde kuluçka büyüklüğü genellikle üç yumurtadır. Bazen 2-4 arasında değişebilir.
Yavru sayısı: Bilinmemektedir, ancak bir kuluçkadan en fazla 3 yavrunun palazlanabildiği görülmüştür.
Üreme dönemi: Genellikle mart ayında yumurta koyar. Mayıs ve haziran ayında yavrular görülebilir. MAR: 21 Mayıs 1999’da Kocaçay Deltası’nda ebeveyn ve yavruların kaydedilmesi, yumurtlamanın mart ortalarında gerçekleştiğini göstermektedir. EGE: 10 Haziran 1981’de Bafa Gölü’nde bir yavru birey gözlenmiştir. AKD: 12 Haziran 1992’de Uzuncaburç yakınlarındaki bir mağaranın tavanında, yavru sesleri gelen bir delikten iki erişkinin havalandığı görülmüştür. 20 Mayıs 1991’de Tarsus bölgesinde bir erişkin bireyle palazlanmış yavrusunun gözlenmesi, yumurtlamanın mart ortasında gerçekleştiğini göstermektedir. 8 Haziran 1993’te Taşucu’nun batısında bir yavru, 11 Haziran 1989’da Taşağıl’da iki yavru ve 4 Temmuz 1986’da Akseki yakınlarında bir palazlanmış yavru kaydedilmiştir. KAR: Kızılırmak Deltası’ndaki bir yuvanın yakınında, 13 Mayıs 1992’de bir çift, aynı yuvada 8 Haziran 1992’de bir yavru7 ve 12 Mayıs 1991’de üç yavru gözlenmiştir. Bu gözlemler, yumurtlamanın en geç 10 Mart’ta gerçekleştiğini göstermektedir. GDA: 28 Mayıs 1991’de Birecik’te en az dört bireylik bir aile kaydedilmiştir.
Alttürler ve Sınıflandırma
Türkiye’nin orta ve batı kesimlerinde sylvatica alttürü, kuzeydoğu kesimlerinde ise willkonskii alttürü görülmektedir. Güneydoğu sınırında sanctinicolai alttürü bulunabilir11.
Kulaklı Orman Baykuşu
Asio otus, Long-eared Owl
Yaygın ve nispeten çok sayıda bulunan bulunan yerli bir tür; ayrıca dağınık bir kış konuğudur.
Ülkenin büyük bölümü boyunca sık rastlanılan yerli ve yerine göre kış göçmeni statüsünde bir türdür. Doğu Anadolu’da nispeten yerel olarak bulunur. Dağınık bir yayılışı vardır. Orman, plantasyon park ve bahçe gibi her tür ağaçlık habitatta bulunur. Başlıca üreme alanları İç Anadolu, Marmara’nın güneyi ve Ege olarak görülse de Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve güneyde Van Gölü havzasına kadar Doğu Anadolu’nun kuzey kısımlarında da lokal olarak yaygın olabilir (örneğin Rize [S. Ekşioğlu]. Kışlayan gruplara sık rastlanılır ancak kuzeyli hareketleri de içeren butoplulukların sayıları 20 bireyi nadiren aşar. 27 Şubat 2000’de Eymir Gölü’nde gözlenen 39 birey ve Ekim 2003 sonlarında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde gözlenen 30 birey türe ait kalabalık gruplardan sadece ikisidir.
Üreme
Yuvalama Alanı: Plantasyonlar ve meyve bahçeleri dâhil, çoğunlukla ağaçlık alanlarda ürer. Başta saksağan olmak üzere diğer türlerin, yerden 3-5 metre yükseklikteki eski yuvalarını kullanır. Büyük olasılıkla leş kargası ve ekin kargası gibi türlerin daha yüksekteki yuvalarını da kullanmaktadır. Ayrıca, Uluabat Gölü’ndeki bir adada, yerdeki alçak bir çalının altında yuva yaptığı kaydedilmiştir37.
Yuvası: Yuvada hiçbir malzeme kullanmaz ve yuva, bir çukuru andırır gibidir.
Yumurta sayısı: Türkiye’de gözlenen yumurta sayıları şu şekildedir: 1 yuvada 2 yumurta, 1 yuvada 3 yumurta ve 1 yuvada 5 yumurta kaydedilmiştir. 2 yuvada 2 yavru, 3 yuvada 3 yavru, 2 yuvada 4 yavru kaydedilmiştir. Tüylenmiş yavru kayıtları çoğunlukla bir bireye işaret etmektedir. Olasılıkla daha büyük bir kuluçkanın parçası olan 8 yuvada bir yavru, 4 yuvada iki yavru, 1 yuvada beş yavru ve 2 yuvada altı yavru kaydedilmiştir. Olağan kuluçka büyüklüğü 2-6 yumurta gibi görünmektedir.
Üreme dönemi: Genellikle nisan sonunda yumurta koyar, haziranın başında yavrular yuvadan uçmuş olur. Ancak Eskişehir’de 31 Ocak’ta besin isteyen yavru, kışın kasım ayında da kuluçkaya yatma ihtimalini gösterir38. MAR: 2 Haziran 1998’de Uluabat Gölü’nde, yumurtlamanın nisan sonunda başladığını gösteren dört küçük yavrulu bir yuva kaydedilmiştir37. 14 Mayıs 1969’da Manyas Gölü’nde, bir yuvanın dışında iki yavru ve suyun içinde ölmüş başka bir yavru görülmüştür (R. F. Porter). AKD: 10 Mayıs 1964’te Ceyhan’da, yumurtlamanın nisan başı kadar erken olduğunu gösteren üç küçük yavrulu bir yuva bulunmuştur23. 18 Mayıs 1988’de Çukurova’da, yumurtlamanın martın son haftasında olduğunu gösterecek şekilde tüylenmiş bir yavru gözlenmiştir. İÇA: Mart 1977 sonunda ve 21 Mayıs 1970’te yumurtalı yuvalar kaydedilmiş, 15 Mayıs 1993’te Kulu Gölü yakınlarındaki geç bir yuvada iki yumurta gözlenmiş ve bu yumurtalar 30 Mayıs’a kadar çatlamamıştır. 22 Nisan 2004’te Eşmekaya’da üç ve beş yumurtalı iki yuva bulunmuştur. Aynı tarihte Şereflikoçhisar’da, yumurtlamanın mart başında başladığını gösteren yaklaşık iki haftalık üç yavrulu bir yuva tespit edilmiştir. Eşmekaya’da bulunan iki yuvada, 30 Mayıs 1993 ve 25 Haziran 1992’de tüylenen yavrular, yumurtlamanın nisan ve mayıs başlarında olduğunu göstermektedir. 22 Haziran 1982’de ve 25 Mayıs 1983’te Sultansazlığı’nda tüylenmiş yavrular gözlenmiştir16. Ankara Akyurt civarında doğan yavrular, haziranın ilk günlerinde yuvadan uçmuş ve geniş bir alanda kendilerini göstermeye başlamıştır (B. Demirci). DOA: 7 Haziran 1984’te Van’da bir yuvada, yumurtlamanın nisan ortasında başladığını gösterecek şekilde, hemen hemen uçmaya hazır iki yavru kaydedilmiştir. GDA: Hepsi Birecik’te olmak üzere, 4 Mayıs ve 20 Mayıs 1986’da yavrulu yuvalar tespit edilmiş ve mayıs ortasından itibaren 15 tüylenmiş yavru kaydedilmiştir.
Alttürler ve Sınıflandırma
Türkiye’de nominat alttürü bulunur.
Kır Baykuşu
Asio flammeus, Short-eared Owl
Nadir üreyen, lokal ve az sayıda kış konuğudur.
Ülke genelinden nadir olarak geçiş yapan, Batı ve İç Anadolu’da az sayıda kışlayan ve çok lokal olarak Konya Havzası’nda ve Doğu Anadolu’nun bazı yerlerinde yaz konuğu olan bir türdür. Bu mevsimde İç Anadolu’daki bir alanda maksimum 20 birey kaydedilmiştir.
İlkbahar geçişi Akdeniz’de mart sonunda ve diğer yerlerde nisan başında başlar ve net bir şekilde sonlanmaz çünkü mayıs kayıtlarının çoğu türün kesinlikle yazı geçirdiği ve muhtemelen ürediği Doğu Anadolu’dandır. İç Anadolu’da, Konya Havzası’nda üreme döneminde düzenli olarak gözlenmesine rağmen bu popülasyonun durumu bilinmemektedir. Bilinen diğer üreme alanı yaklaşık 1000 km doğuda, Yüksekova, Erzurum, Ağrı ve Muş’un sınırladığı bir alandadır. 2003’te bu bölgede hâlâ var olduğu gözlenmiştir ancak bölgede devam eden baraj projeleri ve sulama rejimleri türün geleceğini kısmen tehdit etmektedir.
Sonbahar göçü eylül başında başlar. Çamlıca Tepelerinden (İstanbul) geçiş yapanların hepsi 17 Eylül’den 1 Ekim’e kadar kaydedilmiştir ancak daha geç tarihlerde de, örneğin 14 Ekim’de Kızılırmak Deltası’nda, kesin ya da muhtemel göçmenler kaydedilmiştir. Giresun Adası’ndaki ve Sinop’taki gözlemler şaşırtıcı olmayan şekilde en azından bazılarının deniz üzerinden göç ettiğine işaret etmektedir.
Üreme
Yuvalama Alanı: İç Anadolu’da ve Doğu Anadolu’da ürediği kesin olarak kaydedilmiştir.
Yuvası: Kaplanmamış bir çukur olup, sık ve yüksek otların arasında bulunur.
Yumurta sayısı: Üç yumurtalı bir yuva kaydedilmiştir.
Üreme dönemi: İki kayıt, yumurtlamanın nisan başı ile mayıs başı arasında olduğunu göstermektedir. Diğer bölgelerde üreme çoğunlukla nisan sonunda başlamakla birlikte, bazen birkaç hafta daha erkendir. İÇA: Şimdiye kadar sadece iki kesin üreme kaydı bulunmaktadır. 14 Mayıs 1970’te Konya’nın kuzeydoğusunda, bir Juncus kümesi içinde en az iki iyice tüylenmiş yavrusu olan bir yuvaya yiyecek taşıyan bir çift gözlenmiştir. 23 Mayıs 1992’de Eşmekaya Sazlıkları’nın kuru bölümünde, sık ve yüksek otların içinde üç yumurtalı bir yuvadan havalanan bir erişkin kaydedilmiştir. Bu yuva, kaplanmamış bir çukur olup, 5 Haziran’da yaklaşık bir haftalık bir yavru gözlenmiştir. DOA: 19 Mayıs 1975’te Bulanık’ta, 9 Mayıs 1986’da Malazgirt’te ve 10 Mayıs 1986’da Balatos’ta kur uçuşu yapan erişkinler kaydedilmiştir. 24 Mayıs 2005’te Bulanık’ta ürediğinden şüphelenilmiştir.
Alttürler ve Sınıflandırma
Türkiye’de nominat alttürü bulunur.
Paçalı Baykuş
Aegolius funereus, Boreal Owl
Lokal ve nadir yerlidir.
Türkiye’de ilk olarak 1979’da keşfedilmiştir.
Eski kayıtların tümü tesadüfi olarak elde edilmiştir. Yakın zamana kadar türe özel araştırmalar gerçekleştirilmemiştir ve türün en kolay tespit edilebildiği mevsimlerde (mart-mayıs ve ekim) ilgili habitatlarda hemen hemen hiçbir arazi çalışması yapılmamıştır.
Kayıtlar şöyledir: 15-16 Haziran 1979’da Uludağ’da öten bir birey39, 20-27 Haziran 1981’de Kızılcahamam’da öten bir birey25, 15 Eylül 1986’da Sivrikaya’da40, 21 Haziran 1990’da Sümela ile Maçka arasında4, 15 Mayıs 1998’de Yuğluk Dağı’nda Güzeller’de öten iki birey, 13 Mart 2000’de Kocaçay Deltası’nda41, 23-27 Mayıs ve 13-14 Haziran 2002’de Sivrikaya’da gece boyunca öten bir birey (Dutch Birding 24: 241 ve M. Robb), 7 Ekim 2003’te Bolu civarında Aktaş Vadisi’nde öten bir birey duyulmuştur42. 8 Ağustos 2004’te Fırtına Vadisi’nin yukarı kesimlerinde yaklaşık 1800 m’de Elevit’in 1 km kuzeyinde ölü bir birey fotoğraflanmıştır ve 18 Eylül 2004’te Kızılcahamam’da bir birey gözlenmiş ve sesi kaydedilmiştir43,44. Şubat 2001’de Toroslar’ın batısından başka bir kayıtla ilgili ayrıntılar hâlihazırda bekletilmektedir. Ardından 5 Haziran 2010’da Ünye’de öten bir birey duyulmuştur. En yüksek sayı 11 Haziran 2010’da kaydedilen Bolu’da kaydedilen 5 bireydir. 11 Haziran 2010’da Çamlık ve İkizdere arasında dört tane, 14 Aralık 2010’da Rize’de bir tane kaydedilmiştir.
Son yıllarda Bulgaristan’da daha yaygın ve hatta epeyce bol olduğunun keşfedilmesi45,46 dikkate alındığında Trakya’nın kuzeydoğusundaki yüksek kesimlerde neredeyse kesinlikle bulunması gerektiğini varsaymak mantıklıdır.
Üreme
Yuvalama Alanı: Ağaç kovuklarında, özellikle kara ağaçkakanın açtığı deliklerde yuva yapar.
Yuvası: Deliğin zeminine hiç yuva malzemesi koymaz.
Yumurta sayısı: Genellikle 3-6 yumurta bırakır.
Üreme dönemi: MAR: Uludağ’da 27 Temmuz 2010’da palazlanmış bir gencin ilk canlı fotoğrafı çekilmiş ve bu kayıt, türün bölgedeki ilk üreme kaydı olmuştur. Yayılışının güneyindeki diğer alanlarda üreme nisan ortasında başlamaktadır.
Alttürler ve Sınıflandırma
Türkiye’deki formu bilinmemektedir. 2004 yılında ülkenin Sivrikaya’da bulunan ölü bireyin fotoğraflarında, üst kısımları çok koyu olduğuna dayanarak caucasicus alttürünün en azından Karadeniz’in en doğu ucuna kadar sokuluyor olduğu düşünülebilir. Nominat funereus alttürü batı ve güney bölgelerde bulunabilir11. Bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. Ülkenin kuzeydoğusundaki Kafkas formları ile batı ve orta Anadolu’daki Avrupa formları ile benzer bir biyocoğrafi desen başka birçok türde görülür.